top of page

All Posts


Atatürkçülük, İslam ve Milliyetçilik
Atatürk ve İsmet Paşa Kurtuluş Savaşı yıllarında çetin bir mücadelenin tam ortasındayken, Fetih Suresinin ilk ayetini yeşil bir sancağa yazar ve çalışma masasını o sancağın altına kurar. Sancakta yazılı ayetin Türkçe meali “Allah’tan gelen zafer yakındır” olarak tercüme edilir. Bu fotoğraf karesi benliğimize dair çok şey anlatır. Bizi biz yapan değerleri, cumhuriyetin kurucu ilkelerini, Türk devletinin ne koşullarda kurulduğunu öğretir. Türk milletinin varoluş felsefesi ilgi
Halil Yiğit Gök
6 Nis1 dakikada okunur


CUMA NOTU - I
Cuma günü hayrıyla gelir. Her cuma yeni bir mutluluğa erişme sebebidir. Vaktin güzelliğini keşfetmek için, dilimizden dökülen dualar cumanın bereketidir. Hazan mevsiminin güllerine cumanın ruhunu yaşamak nasip olsun.
Halil Yiğit Gök
3 Nis1 dakikada okunur


SEMAZEN
Semazen figürünü her görüşümde mutluluk duyarım. İnsanlığa dair güzel değerleri hatırlarım. Semazen, merhamet, sevgi, şefkat, utanma gibi faziletli duyguların tecelli etmesidir. İmanın doruk noktalarında gezinen insanların meziyetidir. Mevlana Celalledin-i Rumi Hz.'leri insanlık öğretisiyle Peygamber Efendimizin yolunu insanlığa rol model olarak sundu. Anadolu'dan yayılan güçlü ses, insanların yaşam serüvenine yol gösterdi. Mesnevilerin evrensel öğüdü tüm insanlara hitap et
Halil Yiğit Gök
2 Nis1 dakikada okunur


TUĞRUL EFENDİYE...
Ömer Tuğrul İnançer'e... Gül yetiştiren değil ama gül koklayan adamdı. Gül'ün kokusuna kalbini bağlardı. Dua beyazı saçları vardı. Sözü kılıçtan keskin, baldan tatlıydı. Türk - İslam mektebinin öğretmenlerindendi. Ezelden ebede erişecek davanın neferiydi. Tuğrul efendi başka bir adamdı. Karakter inşa edilecekse ona bakılmalıydı. Gençler için, insanlar için, Müslümanlar için pusulaydı... Adına Tuğrul, zatına "Cerrahi" diyorlardı. Muzaffer Özak efendinin yolundan gidiyordu.
Halil Yiğit Gök
31 Mar1 dakikada okunur


DEVLETİN IŞIĞINDA MİLLETİNİ YAŞAYAN BİR AYDIN: KEMAL TAHİR
Kemal Tahir, Türk düşünce dünyasının önemli isimlerinden biri olarak tarih sahnesindeki yerini aldı. Tahir'in düşünceleri Türk siyasal hayatında yer eden onlarca ismi etkiledi. Romanlarında bir toplumun çöküş, yükseliş ve varoluş öykülerini inceledi. EDEBİYATA BAKIŞI VE YORUMLAYIŞ BİÇİMİ Kemal Tahir sıradan bir yazar değildi. Başarılı bir edebiyatçı olmasında yatan temel etken içinden çıktığı Türk milleti ile kurduğu bağdı. Tarihsel olarak yaşama gözlerini açtığı sürecin büy
Halil Yiğit Gök
29 Mar6 dakikada okunur


Anlaşılmak İsterseniz...
Anlatmak oldukça zor bir meşgale olarak tarif edilse de anlamak sanılandan çok daha zor bir meşgaledir. Çünkü anlayabilmek kapasite ister. Bilmiyorsanız susarsınız. Susmak çoğu zaman anlayışlı insanlar için bir yanıttır. Bilmediğini bilmenin erdem olduğunun farkına varacak insanlara denk gelmek nasiptir. Anlaşılmak isterseniz, anlamak zorundasınız. Etkili iletişimin ilk yolu anlatmaktan ziyade anlamaktır. Konuşmaktan ziyade dinlemektir. Benim anlaşılmak gibi bir gayem yok
Halil Yiğit Gök
23 Mar1 dakikada okunur


KADİR GECESİ
Kur'an-ı Kerim'de bin aydan hayırlı olduğu müjdelenen geceye kavuştuk. Allah bize Ramazan ayının mübarek günlerini nasip ederken, kutsal sözlerin indiği geceyi de fırsat olarak ikram etti. Allah'ın rahmeti asla bitmez. Üzerimizde elini hissetmenin verdiği mutluluk da bitmez. Hayatın güzelliği, dinin emirlerine uygun yaşamaktadır. Çağlar boyunca insanoğlu gerçek mutluluğu, kalbini mutmain kılacak Allah'ı andıkça bulacaktır. Kadir Gecesi ümmeti Muhammed'e hayırlar getirsin.
Halil Yiğit Gök
16 Mar1 dakikada okunur


KANLI SARIK
Üstat Necip Fazıl Kısakürek'in Kanlı Sarık isimli tiyatro eserini okudum. Kanlı Sarık bir dönemin tarih anlatısını merkezine alarak, Kars'ın Türk - İslam medeniyetindeki erişilmez önemine odaklanıyor. 3 kuşaktan şehit oğlu şehit olan ve hocalığı ile nam salan bir ailenin jenerasyonlara yayılan şehadet öyküsünden bahsetmesinin yanı sıra, Türk - İslam tarihinin mihenk noktalarına da dem vuruyor. Sultan Alparslan'la başlayan öykü, Timurlenk ve Nadir Şah döneminin anlatılmasıyl
Halil Yiğit Gök
12 Mar1 dakikada okunur


HURAFE
Hurafe uydurmak günümüzün bir numaralı modası haline geldi. Özellikle dini meselelerle ilgili bir çok ismin hurafeler uydurduğunu görüyoruz. Sonu bitmez safsatalara kendilerinin bile inandıklarını düşünmüyorum. Ancak toplumu maalesef dini düşüncenin temel değerlerini sorgulayacak konuma bu hurafeleri uyduranlar getiriyor. Kur'an'ın en büyük mucizesi olan karakter inşasını, erdemli toplum hedefini, hurafelere kurban ediyorlar. Kur'an en büyük erdemdir. Kur'an-ı Kerim'i elini
Halil Yiğit Gök
10 Mar1 dakikada okunur


TÜRK SİNEMASINDA FİLM MÜZİKLERİ
Türk sinemasında film müziklerinin eşsiz bir yeri vardır. Unutulmaz filmler, çoğu zaman sahnelerinin bile önüne geçerek müzikleriyle hatırlanır. Bazı filmleri müziği olmaksızın anımsamak mümkün değildir. Bu birliktelik dünya sinemasındaki filmler içinde geçerlidir. Ancak Türk sinemasında, halk müziğinin arayışını içinde barındıran yapımlar neticesinde müzikal daha fazla belirginleşir. 2000'li yılların başına kadar dizi ve film müzikleri hayatımızda yer ederdi. Artık bu kült
Halil Yiğit Gök
9 Mar1 dakikada okunur


DÖRT PARAGRAFIN BAŞINDAKİ ZAMAN
Zaman inanılmaz garip bir şey. Bence yeryüzü için sistematikleştirilmiş en garip olgu. Aslında zaman diye bir şey yok. İnsanoğlu, yaptıklarını ölçebilmek için geliştirmiş. Geçip giden duygularını, yapacağı işleri kontrol edebilmek için icat etmiş. Zaman aslında bir icattır. İcat edildiği günden bu yana da her şeyin ilacı olmayı başarmıştır. Zamanla geçmeyen hiçbir şey yok. Unutulmayan tek bir duygu, yarım yamalak hatırlanmayan tek bir anı yok. İnsanlar en mutlu olduğu anları
Halil Yiğit Gök
5 Mar1 dakikada okunur


Ramazan Gecesi
Gün geceye döndü. Ama bu gece hepsinden farklı. Bu gece seyir gecesi değil. İlahi rahmetin üzerimizde olduğu gecelerden biri. Ruhumuz rahmetin esenliğine muhtaç. İçimizden geçenler, dilimize döküldüğü gibi. Yok hiçbir iki yüzlülük benliğimizde. Riyanın adı bile kelimelerimize karışamaz. Üstat Necip Fazıl'ı rahmetle anıyoruz. Bizi biz yapan büyüklerimizden bahsediyoruz. Güzel bir akşam. Edilen duaların gölgesinde kalbimizi ferahlatıyoruz. Benliğimize karıştırdığımız ne kadar g
Halil Yiğit Gök
28 Şub1 dakikada okunur


Cuma Mektubu - III
Ramazanın ikinci cumasına kavuştuk. Üzerimizde bereketini hissettiğimiz mübarek aydayız. Bu ayın içindeki kutsal gecede Kur'an-ı Kerim insanlığı aydınlattı. Ramazan ayında sema temiz Müslümanların dualarıyla doldu. Allah'tan herkese huzur, bereket, sağlık diliyorum. Hayatın kısa olduğunun bilincinde yazıyorum bu mektubu. İmtihanlar uzun sürmez. Hiçbir imtihan Allah'ın takdirinin ötesine geçemez. Geldik gidiyoruz der ya eskiler... Tam öyledir fani dünyanın öyküsü... Geldi
Halil Yiğit Gök
27 Şub1 dakikada okunur


YENİ DİZİNİN İZİNDE İMAM GAZALİ
TRT Tabii, adından söz ettiren yapımlarına devam ediyor. Son olarak İmam Gazali dizisi 21 Şubat tarihinde vizyona girdi. İmam Gazali, benim hayatımda oldukça özel bir yere sahip. Dini ilimlere dair okuduğum ilk kitaplar İmam Gazali'nin metinleridir. İhya'sından alıntılar yapılarak hazırlanan risalaler oldukça değerlidir. Ümit ve Korku, Dilin Afetleri, Gençlere Tavsiyeler, Peygamberimizin edep ve ahlakı bir çırpıda okuduğum aklıma gelen kitaplarıdır. Çelik Yayınevi'nden çıkan
Halil Yiğit Gök
24 Şub1 dakikada okunur


Cuma Mektubu - II
İçinde yaşadığım hayata mektup satırlarında bakmayı her zaman çok istedim. Başaramayacağımı biliyorum. Ama birilerinin, belki de beni bir yerlerde tanımayı başarmış kişilerin, mektup satırlarından hayatıma bakabilmesini sağlamayı şeref sayıyorum. Mektuplar, kişilerin en özel anlarını satırlarında saklar. Birbirine sevgiyle bağlı insanların haberleşme biçimidir. Bir anlamda mektupların yerini günümüzde mesajlaşma uygulamaları aldı. Bu durumdan da oldukça rahatsızım. Mektubun
Halil Yiğit Gök
20 Şub1 dakikada okunur


Hidayet Romanları
Türk edebiyatının 1970'li yılları adı daha sonra konulacak olan romancı bir kuşağa ev sahipliği yaptı. 1960'lardan itibaren başlayan İslami düşünce arayışı "Hidayet Romanları" olarak adlandırılan edebi metinlerde hayat buldu. Hekimoğlu İsmail'in Minyeli Abdullah isimli eseriyle başlayan sürece, Şule Yüksel Şenler'in Huzur Sokağı isimli eseri eşlik etti. Bu romanlar İslami kesimde geniş bir yankı uyandırdı. Türk sağına gönül veren isimler mücadele ve değişim iradesini ilgili
Halil Yiğit Gök
19 Şub1 dakikada okunur


CUMA MEKTUBU - I
Allah dilerse bundan sonra her hafta yayımlamak için gayret göstereceğim bu mektupları, İsmet Özel'in meşhur cuma mektuplarından esinlenerek yazacağım. Mütefekkire bu konuda da teşekkürü bir borç bilirim. Mektuplara ismini anarak başlamayı şeref sayıyorum. Her anlamda büyük zorluklar içerisindeyiz. Ruhsal çöküşlerimiz, manevi sarsıntılarımız, yarına ertelenememiş dertlerimiz var. Hemen herkesin dünyasına karabasan gibi çöken sarsıntıların sosyal hayatta görünür olmaya başlam
Halil Yiğit Gök
13 Şub2 dakikada okunur


Morötesi Requiem'e Dair Değerlendirmeler
Ece Ayhan'a ait Morötesi Requiem okuduğum enteresan eserlerin ilk üçüne rahatlıkla girebilecek bir kitaptı. İkinci yeni şairi Ece Ayhan'ın beatnik (yeraltı) - marjinalci şiir türündeki öncülüğünü tescilleyen anlatı metinlerinden oluşuyordu. Küçük İskender aracılığıyla 1980 sonrası Türk şiirinde derin bir yer eden bu akımın tarihsel köklerini Ece Ayhan'da bulmak neredeyse kaçınılmaz. Sokak edebiyatını günümüzde popüler kılan yaklaşımları savunan yazarların muhakkak okuması g
Halil Yiğit Gök
12 Şub1 dakikada okunur


depremzede, cennet ve gül
cennet senin gözlerinmiş ilk defa bakınca anladım yangınların arasında kalan benliğimi hakkımda tuttuğun notları okuyunca kavradım sarışın bir yanılgının üzerimde bıraktığı etki kırılmış bir dişin, devamlı sallanan salıncağında bitti gülüşün, duruşun, kalbin, üzerimde gezdirdiğin meraklı bakış depremzede bir çocuğun oyuncak sevinciydi sen ki ilkisin badem ağacı altında tanınan kalplerin sen ki gülsün, limon çiçeğisin tadına varılarak içilen çayın özlem bitiren kavuşmaların ce
Halil Yiğit Gök
6 Şub1 dakikada okunur


Kendi Öz Yurdumda Ben Miyim Garip?
Av. Ümit Demirbaş kaleme aldı: Kendi Öz Yurdumda Ben Miyim Garip? Türk milleti; vatanına "ana", devletine "baba" der. Çalışır, didinir; sarsılır ama asla ihanet etmez. Ancak geçen yüzyıllar boyunca, varlığına adını verdiği devletinden beklediği o kuşatıcı şefkati ve refahı her zaman yeterince göremez. Doğar, savaşa gider; doğurur, evladını cepheye gönderir. Üretir ve kazancını devletiyle paylaşır. Burada ifade ettiklerim yanlış anlaşılmasın; bu sözler malum çevrelerin yıkıcı
Halil Yiğit Gök
29 Oca2 dakikada okunur
bottom of page