Hidayet Romanları
- Halil Yiğit Gök
- 19 Şub
- 1 dakikada okunur
Türk edebiyatının 1970'li yılları adı daha sonra konulacak olan romancı bir kuşağa ev sahipliği yaptı. 1960'lardan itibaren başlayan İslami düşünce arayışı "Hidayet Romanları" olarak adlandırılan edebi metinlerde hayat buldu.
Hekimoğlu İsmail'in Minyeli Abdullah isimli eseriyle başlayan sürece, Şule Yüksel Şenler'in Huzur Sokağı isimli eseri eşlik etti. Bu romanlar İslami kesimde geniş bir yankı uyandırdı. Türk sağına gönül veren isimler mücadele ve değişim iradesini ilgili romanlar aracılığıyla topluma aktardı.
İnsanların İslami bir hayatı tercih etmesinde rol oynayan bu romanlar, geniş kesimler üzerinde etki bıraktı. Birçok kişinin görüşlerinin değişmesine sebebiyet verdi.
Ancak 1980 yılında yaşanan darbenin ardından kültür - sanat ortamı nitelik kaybı yaşadı. Hidayet Romanları olarak adlandırılan roman tarzı ise takip edilmedi. Devasa satış rakamlarına erişen romanlar, liberal kültürün ürettiği eserlerin gölgesinde kaldı.
Tanıtımlar tamamen postmodern, modernist eserlere yönlendirildi. Hidayet Romanları sessiz kitleler tarafından okundu. Bir döneme damgasını vuran kuşak, değişen sosyoloji karşısında mücadele etmek zorundaydı.
Kültürel alandaki ideolojik mücadele Hidayet Romanlarının önemini arttırdı. Ancak bazı yayınevleri bu jenerasyon içinde yayınlanan eserleri yeniden yayınlamayı tercih etmedi. Artan maliyetler, bütçe yetersizlikleri, okurdan gelen talebin azalması, yalnızca sembol olmuş romanların ticari amaçlarla basılmasına neden oldu.
Günümüzde yeniden Hidayet Romanlarına ihtiyacımız var.
Güzel ahlakın egemen olduğu öykülerin insanların üzerinde bıraktığı olumlu etki tartışılamaz. Doğru mesajı verebilmek için romandan daha iyi bir edebi tür yoktur.
Haklı mefkureye hizmet edecek her roman değerlidir.





Yorumlar