top of page

All Posts


Ulusal Kurtuluşçu
Hüzün saatlerini aşmanın en kolay yolu vatanı sevmektir. Vatan sevgisi kalbinde yer eden biri, memleketinin istikbalini düşünmeden tek bir dakika geçiremez. Yemek gibi, içmek gibi zorunlu bir hâl almıştır artık. Bu hâlin geri dönüşü yoktur. Kalbine bir kez düştüyse vatan aşkı, borcunu ödemek için bir ömür çırpınırsın. Bu sevdanın adı benim literatürümde, Cumhuriyet'in eşsiz evladı Attila İlhan'ın tabiriyle Ulusal Kurtuluşçuluk'tur. Ulusal Kurtuluşçu bir insansanız, belirli il
Halil Yiğit Gök
5 gün önce3 dakikada okunur


Cumhuriyeti Sevmek...
Ben neye aşığım biliyor musunuz? Cumhuriyete... Hem de bütün benliğimle. Gerekçelerim de var cumhuriyeti sevmek için... Misal cumhuriyet olmasaydı, Cine5 ekranlarında Yılan Hikayesini izleyemeyecektim. Cumhuriyet ilan edilmeseydi, herkes gibi eşit ve hür olamayacaktım. Eğer ilan edilmeseydi cumhuriyet, Attila İlhan'ı, Melih Cevdet Anday'ı, Edip Cansever'i, küçük İskender'i okuyamayacaktım. Orhan Kemal, Kemal Tahir, Ümit Kaftancıoğlu yalnızca bir rüya olarak kalacaktı. Yahya K
Halil Yiğit Gök
25 Ağu1 dakikada okunur


İhtisas Kütüphanesi
Türkiye'deki ihtisas kütüphanelerini araştırırken, Alevi - Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının Kaygusuz Abdal Kütüphanesine denk geldim. Bu denk geliş sayesinde başkanlığımızın yapmış olduğu yayınlarla internet sitesinde karşılaştım. Birbirinden güzel kitapçıkları okudum. Hz. Ali'yi anlatan "Hz. Ali Selamlaması" isimli kitapçığı çok beğendim. Alevi- Bektaşi yolunun Hz. Ali'ye bakışını anlaşılabilir bir dilde en ince ayrıntısına kadar anlatmasından çok etkilendim. Hz. Ali,
Halil Yiğit Gök
18 Ağu2 dakikada okunur


Kısa Bir Not
Güne kısa bir not bırakıyorum; Biz Nihat Genç okumuş çocuklarız Allah'tan başkasına eyvallah etmeyiz...
Halil Yiğit Gök
4 Ağu1 dakikada okunur


En Sevmediğim Şey...
Şey kelimesini de sevmem. Yalan değil. Ama bazı durumlarda gereğini yapmak gerekiyor. Şey kelimesini kullanarak yazmak da lazım. Benim hayatta en sevmediğim şey, sebebi olmadığın işlerle uğraşmaktır. Misal haberin yokken bir yerlerde bir olay olur. Sonuçlarıyla uğraşmak zorunda kalan sen olursun... Neden? Sanki senin sorumluluğunmuş gibi davranan insanlar yüzünden. İnsanlara duyulan inancın günden güne yıkıldığı bu zaman diliminde, böylesi bir tavrı içselleştirmeyi başaranl
Halil Yiğit Gök
20 Tem1 dakikada okunur


Küçük İskender'den Ahmet Hamdi'ye...
Ahmet Hamdi Tanpınar, "Ne İçindeyim Zamanın" adlı ölümsüz şiirinin giriş dörtlüğünde zamana atıf yapar. Tanpınar, "ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında, yekpare geniş bir anın, parçalanmaz akışında" derken zamanla olan kavgasını dile getirir. Zamanın üzerine düşünen insanların sarsılmaz bir sorusudur bu. Türk edebiyatında kült haline gelmesinin nedeni, toplumu etkilemesi kadar şairler üzerinde oluşturduğu sarsıcı etkidir. Tanpınar'a zaman içinde çok sayıda şair kendi
Halil Yiğit Gök
16 Tem1 dakikada okunur


Haftasonu İçin Okuma Önerisi: Carmen
Prosper Mérimée, Fransız edebiyatının en önemli isimlerindedir. Ancak ülkemizde Fransız edebiyatı denildiğinde akla gelen isimler arasında yer almaz. Marcel Proust, Albert Camus, Jean Paul Sartre, Victor Hugo gibi isimler tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de Prosper Mérimée'ye göre daha popülerdir. Ancak bu yazarın önemli bir özelliği var. Günümüzde edebiyatın gidişatını etkileyecek tür olan Novella'nın mucidi sayılabilir. Walter Scott'tan etkilenen yazar, Fransa'da R
Halil Yiğit Gök
10 Tem1 dakikada okunur


Zamanla Tanışmak
Sözün özünü baştan belirteyim. Bu yazıda konu edindiğim kavram asıl anlamını içinde barındırıyor. Zamanla tanışmaktan kastım, iki insanın birbirini vakit geçirerek tanıması değildir. Bizzat zamanın kendisiyle tanışmaktır. Zaman, kendine has tınısı olan, nevi şahsına münhasır bir kelime. Neden mi? Zaman dediğimizde kast ettiğimiz şeyin ne olduğunu herkes bilir. Oysa hepimizde zamanın çağrışımı farklıdır. Geçmişin kusurlarından kurtulmak isteyen biri için ilaçtır. Hatalarında
Halil Yiğit Gök
9 Tem1 dakikada okunur


Göğe Bakan Adam
Turgut Uyar'a Şeker kamışları bile terk etti bizi, Bırakıp gittiğin günden beri büyük usta, Göğe bakmayı unuttu insanlar, Ne yazık ki herkes veda telaşında... Belki de tarihin en duygulu sayfalarından seslendin bize, Büyük saatin eşsiz kelimeleriyle, Göğe bakmayanların kalbi çabuk kirlenir ya, Sana sığınmayanların, şiirine dokunmayanların, Sonu ne olur? Keşke söyleyebilsen bize... Sessizliğin dokusunu, Tomris hanıma duyduğun aşkı, Koluna taktığın eski saati, Yabancı dil bilm
Halil Yiğit Gök
30 Haz1 dakikada okunur


Attila İlhan Yazıları I - Üç Şeyi Çok Sevdim
Ben üç şeyi çok sevdim. Bir Attila İlhan'ın "Gazi Paşa" tutkusunu, İki Yavuz Ağıralioğlu'nun "Cumhuriyeti Koruyacağız" diye haykırmasını, Üç Cumhuriyetin yüksek karakterli muhafızlarını... Benim hayatımda bu üçlü cumhuriyetçilik olarak tezahür etti. En büyük öğretmenim Attila İlhan'dı. Attila İlhan gibi milli kurtuluşçu ve cumhuriyet felsefesiyle yoğrulmuş bir Türk milliyetçisinin izini her köşe başında takip ettim. Romanlarından yakınçağ tarihini, Şiirlerinden aşkı ve sokak
Halil Yiğit Gök
20 Haz1 dakikada okunur


İHMAL
Okumayı ve yazmayı ihmal etmek hayatı ıskalamaktır. Cumhuriyetin erdemi, okumuş bir toplumu inşa etmesidir. Cehaleti, doğallık olarak görmek sığ zihinlerin ürünüdür. 1960'lar Türkiye'sinin aydın panoramasına baktığımda gözlerim dolar. Birbirinden önemli insanlar, birbirinden önemli değerler o yıllarda yaşamaktadır. Yaşayanlarının da vefat etmişleri kadar büyük olan milletlerin varlığını sürdüreceğine inanırım. Ancak değerlerimiz o kadar büyük ki, özlemi de bir o kadar büyü
Halil Yiğit Gök
3 Haz1 dakikada okunur


Demir Özlü'nün Haklı İhtimali
Türk edebiyatının önemli romancılarından Demir Özlü "edebiyatın topluma yararı sorunu yeniden düşünülebilir" demesi 70'li yıllara damgasını vuran tartışmayı başlattı. Özlü'nün çıkışı birçok yazar tarafından değerlendirildi. Salah Birsel, Hulki Aktunç'a yazdığı mektupta Demir Özlü'nün düşünülmesini talep ettiği gerçeğe değindi. Bana göre Demir Özlü'nün talebi yerindedir. Okuma oranlarının günden güne azaldığı, kültürel birikimin yok sayıldığı, edebiyat okuru olmanın değersizl
Halil Yiğit Gök
25 May1 dakikada okunur


Ülkü Tamer'e Ne Sormak İsterdim?
Ben oldum olası edebiyatçıların biyografik anlatılarına merak duydum. Anılar, mektuplar, anlatılar hep ilgimi çekti. Ülkü Tamer, şiirleri ile estetik duygumun gelişmesine yol açan bir şairdi. İkinci Yeni akımının en önemli isimlerinden biri olan Tamer, lirik şiirleriyle döneminin eşsiz yerinde konumlandı. Şair arkadaşlarıyla kurduğu ilişkiler, edebiyat araştırmacılarının ilgisini çekti. İkinci Yeni şairlerinin özel hayatına odaklanan araştırmacılara biraz kızgınım. Bu sebe
Halil Yiğit Gök
20 May1 dakikada okunur


Günler Gelip Geçiyor...
Her hal üzere yaşıyoruz. Mutlu, dargın, barışık, huzurlu, huzursuz... En sevdiklerimizle dahi ruh hallerimiz değişiyor. En sevdiklerimizle bile sıkıntılar yaşıyoruz. Zamandan, mekandan, kimliklerden bağımsız bir hayatımız hiçbir zaman olmuyor, olmadı. Neden mi? Sorunun cevabı oldukça basit. Aslolan yalnızca insan olmamız. Yaradılışımızdan kaynaklanıyor. Yaradılışımızdan kaynaklanan hatalar, kimilerine sanılandan çok daha büyük gözüküyor. Kimilerimiz ise hataları görmezden
Halil Yiğit Gök
15 May1 dakikada okunur


Gizli Mukaddime
Sen... Simiti bölmüş, Önünde duran çayın buharına, Bakarken atıyorsun ya ağzına lokmayı... Kalın çerçeveli gözlüklerin takılı, Güzel kalbinle, gözlerin dolu dolu, yüzünde gülüşle, Bakıyorsun ya hayata... Ben bunu haberin olmasada çok seviyorum, Ah bir de haberi olsa diyorum...
Halil Yiğit Gök
8 May1 dakikada okunur


ABD'nin İtiraz Makamı: Dan Goldman
ABD'nin hukuksuzca başlattığı İran saldırısı karşısında vicdan sahibi her insan sesini yükseltti. Bütün dünya ABD ve İsrail'in hukuk tanımaz anlayışının karşısında konumlandı. BM'nin işlevini yitirdiği günlerde dünyadaki vicdan sahibi her insan gözünü ABD'nin iç muhalefetine dikti. Trump'ın azil davası ile tanıdığımız Demokrat Partili Kongre Üyesi Dan Goldman, Amerikan vicdanını temsil etti. Goldman, ABD'nin hukuksuz İran saldırısı hakkında şu sözleri dile getiriyor: "Daha
Halil Yiğit Gök
6 May1 dakikada okunur


Okuyucuya Bir Not...
Arada bir bu siteyi 5-6 günlüğüne boş bırakmanın hüznüne kapılıyorum. Okuyucularımıza bir not, memleketimi edebiyattan daha çok seviyorum...
Halil Yiğit Gök
6 May1 dakikada okunur


ÜÇ KİŞİLİK MASA
Salah Birsel'in denemelerini okuyorum son günlerde. İnanılmaz güzel anılar anlatıyor. Türk edebiyatının resmen arşivini tutmuş. Dostlarıyla sohbetleri, kendi gözünden yapmış olduğu anlatımlar Türk edebiyatına değer katmanın ötesine geçmiş. Salah Birsel gibi insanlarımız vardı. Dünyaya kelimelerle güzellik katmayı görev edinmiş, insanların ufkunu açmak için yazan aydınlarımız vardı. Birbirinden güzel dostluklara sahipti. Salah Birsel "Göksu Kırlangıçları" Sabahattin Kudret
Halil Yiğit Gök
30 Nis1 dakikada okunur


-SİN
Bir kere görsem seni Bir kere sesini duysam Aradan uzunca bir vakit geçti Nasılsın diye sorsam? Sen ki gülüşü bahar aydınlığı olansın Sen ki bağırımda yanan ilk ateş Gençlik fırtınasında fark edemediğim Heyecanıma yenik düştüğüm yanımsın Kavuşulamaz hayalleri gerçek sandığım Geri dönüşü olmayan günlerde İhanet ettiğimi bilmediğim aşkımsın... Zamana yenik düşmediğimize inanıyorum Ama sana koşacak takatim kalmadı Şimdi... Unutulmuş demode bir mesajla sorsam hatırını Her şey ama
Halil Yiğit Gök
27 Nis1 dakikada okunur


Bu Dünya, Bu Kadar İşte
Bergama'dayız. İkinci Geleneksel Papatya Şenliğine parti olarak katıldık. Bir yığın insan, tek bir amaç doğrultusunda stantları geziyoruz. Lavanta üreticileri, Tahtacı Türkmenler, Efeler ve daha niceleri tezgahları başında duruyor. Ya kendi kültürlerini anlatıyorlar ya da ürettiklerini sergiliyorlar. Bir taraftan bu tarz festivallerin olmazsa olmazı gözlemeciler var... Gözlemecilerin önünden geçiyorduk. Bebek arabasına gözüm çarptı. İçinde sarışın mavi gözlü çakır bir bebek
Halil Yiğit Gök
18 Nis1 dakikada okunur
bottom of page