CUMA MEKTUBU - I
- Halil Yiğit Gök
- 13 Şub
- 2 dakikada okunur
Allah dilerse bundan sonra her hafta yayımlamak için gayret göstereceğim bu mektupları, İsmet Özel'in meşhur cuma mektuplarından esinlenerek yazacağım. Mütefekkire bu konuda da teşekkürü bir borç bilirim. Mektuplara ismini anarak başlamayı şeref sayıyorum.
Her anlamda büyük zorluklar içerisindeyiz. Ruhsal çöküşlerimiz, manevi sarsıntılarımız, yarına ertelenememiş dertlerimiz var. Hemen herkesin dünyasına karabasan gibi çöken sarsıntıların sosyal hayatta görünür olmaya başlaması da büyük risk haline geldi.
Türk milletine dayatılan çürümenin başrol oyuncuları hiçbir şey olmamış gibi yaşamına devam etti. Çözüm yolu aramak, kültür savaşına girmekse ham hayalci bir ideal olarak kayıtlara geçti.
Yaşantım boyunca edebiyatın gücüne sığınarak, belirli bir ahlakı savunmak için verdiğim mücadele toplum tarafından küçümsendi. Yaşımın küçük olduğu, benim de başaramayacağım anlatıldı. Önce aç karnımı doyurmam gerektiği söylendi. Daha neler neler...
İnsanın maddi gereksinimlerinin, çağın koşullarının, Allah rızasının ve dilemesinin önüne geçtiği zamanlarda yaşıyoruz.
Allah dilerse her şey olur, Allah'ın dediği olur, demeyi ham bir sözmüş gibi duvarlara asıyor, muhtevasından uzakta yaşıyoruz.
Maddi imkanlar benim için yalnızca araçtır. Peygamber efendimiz kendisine ilk vahiy indiğinde "ama benim gücüm yok" demedi. Yaşadığı tüm zorluklara, boykotlara, saldırılara rağmen ölümle sınanmış olmanın verdiği duyguyla içindeki toplumu ıslah etmek için gayret gösterdi.
Yüce Allah, efendimizin mücadelesini yetim bırakmadı.
Söylediklerim sadece toplumsal bir paradigma içine hapsedilerek yanlış anlaşılmasın. Benim toplumu ıslah gayretim önce kendimi düzeltmektir. Kendi hatalarımdan yola çıkarak, nedamet getirerek, pişmanlıklarımla gece uykularımı bölerek yaşama gayretimdir.
Amacım hatalarımla güzel olmayı, kimsenin iradesine kast etmemeyi, hayallerimi milletimin faydasıyla birleştirmeyi, insanlara güzel ve doğru sözle hitap edebilmeyi başarabilmektir.
Bu yolda elbette kusurlarım vardır. Ama beni kusurlarıma rağmen seven insanların olması, uğruna mücadele ettiğim ahlak duygusuna sahip çıkan kişilerin varlığı, bu yolculukta yalnız olmadığımın ispatıdır.
Ahlakı herkes için istiyorum. Müslüman Türk olarak yaşamaya gayret ediyorum. Benden olmayana ahlaklı bir toplum bırakmayı, beni sevmesi için daha çok arzuluyorum.
Eninde sonunda özümüze, koordinatlarımıza döneceğiz.
O gün geldiğinde iyi bir insan olarak anılabilirsek ne mutlu!





Yorumlar