TUĞRUL EFENDİYE...
- Halil Yiğit Gök
- 31 Mar
- 1 dakikada okunur
Ömer Tuğrul İnançer'e...
Gül yetiştiren değil ama gül koklayan adamdı.
Gül'ün kokusuna kalbini bağlardı.
Dua beyazı saçları vardı.
Sözü kılıçtan keskin, baldan tatlıydı.
Türk - İslam mektebinin öğretmenlerindendi.
Ezelden ebede erişecek davanın neferiydi.
Tuğrul efendi başka bir adamdı.
Karakter inşa edilecekse ona bakılmalıydı.
Gençler için, insanlar için, Müslümanlar için pusulaydı...
Adına Tuğrul, zatına "Cerrahi" diyorlardı.
Muzaffer Özak efendinin yolundan gidiyordu.
Başında taç, padişahlıkta gözü yoktu.
Kudümü dünyalık çalmazdı. Ahiret özlemi göğsünde yaşardı.
Bir gün sağ tarafına doğru uzandı Tuğrul efendi.
Sağının üzerine uyumak peygamber sünnetiydi.
Kavuştu çok sevdiği efendisine, alemin kainatın sebebine.
Ömrünü adadığı tek hakiki gerçeğe...
Arkasında yüzlerce söz bıraktı.
Türk - İslam medeniyetinin ebediliğine karıştı.
Rahmet olsun Tuğrul Efendi'ye...
Selam olsun onu yetiştiren Mevlana'ya, Nureddin Cerrahi'ye Hacı Bektaş Veli'ye...





Yorumlar