ÜÇ KİŞİLİK MASA
- Halil Yiğit Gök
- 30 Nis
- 1 dakikada okunur
Salah Birsel'in denemelerini okuyorum son günlerde.
İnanılmaz güzel anılar anlatıyor. Türk edebiyatının resmen arşivini tutmuş. Dostlarıyla sohbetleri, kendi gözünden yapmış olduğu anlatımlar Türk edebiyatına değer katmanın ötesine geçmiş.
Salah Birsel gibi insanlarımız vardı.
Dünyaya kelimelerle güzellik katmayı görev edinmiş, insanların ufkunu açmak için yazan aydınlarımız vardı.
Birbirinden güzel dostluklara sahipti.
Salah Birsel "Göksu Kırlangıçları" Sabahattin Kudret Aksal ve Sait Faik Abasıyanık ile buluşmalarından bahsediyor. Bir masa etrafında üç arkadaşın edebiyat üzerine sohbetleri belki de duygu yüklü yaşamlarındaki en önemli arayışı ifade ediyor.
Okurken düşündüm...
Türk edebiyatının üç büyük çınarı acaba nelerden bahsetti? O masada oturmak isterdim. Onları dinlemek, yazdıklarından, okuduklarından yol haritası çıkarmak isterdim. Belki de umarsızlıkları bile Türk edebiyatına katkı sunardı.
Sözleri, gülüşleri, dostlukları bazen öfkeleri... Hepsinin sahici olduğundan eminim.
Ancak böyle kitap satırlarında kalmış anıların izini takip edebilmekte güzel.
Yazdıklarını okumaksa ayrıca kıymetli...





Yorumlar