Ulusal Kurtuluşçu
Hüzün saatlerini aşmanın en kolay yolu vatanı sevmektir. Vatan sevgisi kalbinde yer eden biri, memleketinin istikbalini düşünmeden tek bir dakika geçiremez. Yemek gibi, içmek gibi zorunlu bir hâl almıştır artık. Bu hâlin geri dönüşü yoktur. Kalbine bir kez düştüyse vatan aşkı, borcunu ödemek için bir ömür çırpınırsın.
Bu sevdanın adı benim literatürümde, Cumhuriyet'in eşsiz evladı Attila İlhan'ın tabiriyle Ulusal Kurtuluşçuluk'tur. Ulusal Kurtuluşçu bir insansanız, belirli ilkeleriniz olmak zorundadır. Vatan öyle kuru kuruya sevilecek bir şey değildir. Bedel ister, cesaret ister, zamanın eşsiz tanıklığına sığınmak ister.
Ulusal Kurtuluşçuların üç temel özelliği vardır. Cumhuriyetçidirler, Milliyetçidirler ve Milli - Manevi değerleri bir ömür yaşatmaya yeminlidirler. Bu anlayış toprağa duydukları aidiyetin yansımasıdır. Kendilerini ifade etme biçimidir.
Bir Ulusal Kurtuluşçu olarak açıkça ifade etmeliyim. Sağ - Sol kalıplarının ötesine geçememiş ulusal bir anlayış olamaz. Ulusal anlayışın kökeninde medeniyet birikimine yaslanmak vardır. Mazlum milletler çağında en büyük medeniyet atılımımız cumhuriyettir. Şaire atıfta bulunarak söylediği sözü şu şekilde güncellememiz gerekir.
"Cumhuriyeti anlamak her şeyi anlamak olacaktır."
Cumhuriyetçilik Fikri
Tam olarak bir asırdır, bilek güreşi içinde cumhuriyeti tartışıyoruz. Oysa aydın sınıfımızın geliştirebildiği kavramlar dışında sosyal gerçekliğimiz bir türlü oluşmadı. Cumhuriyeti muarızlarından öğrenmek moda oldu. Oysa bir anlayışa muhalefet edenlerin bütün kurgusunun onu yok saymak olacağını bilmek zorundaydık.
Cumhuriyet, birilerinin anlattığı gibi tarihimizden kopuş değildir. Tarihimize modern çağın gerekliliklerini eklemektir. Siz eğer Türk devriminin programını, Ulusal Kurtuluşçu esaslara göre okumaz ve tartışmaları günübirlik aidiyetler üzerinden yorumlarsanız bu gerçeği gözden kaçırırsınız.
Tarihimizde yatan hakikat şudur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğündeki kurtuluş mücadelemiz cumhuriyeti ilan ederek mazlum bir milleti, muasır medeniyetler seviyesine erişecek çağdaş bir ulus hâline getirdi. Arasız devrimler olarak nitelendirilen bu süreç, vatandaşlık bağıyla bizi bir kıldı. Tüm insanları eşit hâle getirdi. Dünyanın acımasız sınıf mücadeleleri verdiği bir dönemde Anadolu'daki tüm insanları dilde, fikirde, işte bir araya getirerek Türk milleti adını verdi.
Bu süreçte geleneklerimiz modern kavramlarla buluştu. Kutsal dinimizin kaynakları Türkçeye çevrilerek din anlayışımız desteklendi. Aile kurumumuz güçlendi. Kültür hayatımızın modernite ile uyum yakalayacağı yeni bir süreç başladı.
Yaşanan değişimler millet varlığımızın teminatı oldu. Altı Ok olarak nitelendirilen program, Türkiye'nin halkçı, bağımsız ve milliyetçi ilkeler ekseninde gelişen yeni medeniyet atılımının temeli hâline geldi.
Cumhuriyetçilik tam olarak bu programı savunmaktır. Türkiye'nin kültürel kodlarına, tarihsel serüvenine duyulan aidiyetle, son yüzyılın en büyük Türk atılımına sahip çıkmaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kutsal emaneti olan cumhuriyetimizi ileriye taşıyabilmek adına, omuzlarımıza yüklendiğimiz mesuliyettir. Bu mesuliyet hiç şüphesiz Türkiye'nin gelecek vizyonudur. Buradan çıkarılacak sonuç şudur; cumhuriyetçi olmadan bağımsızlık iddiasında bulunanlar büyük bir yanılgı içindedir.
Milli ve Manevi Değerlerimiz
İslam dini bizim en yüce değerimizdir. Asırlar boyunca taşıdığımız imanımız, medeniyet ufkumuzun temelidir. Müslüman olan Türkler ayakta kalmış ve kültürlerini korumuşlardır. Türklük, Anadolu ve Balkan coğrafyasında İslamiyet olmaksızın düşünülemez. Tarihi sürecimiz sabittir.
Hacı Bektaşi Veli'den, Hoca Ahmet Yesevi'den, Mevlana'dan, Yunus Emre'den ve adını zikredemediğimiz nice büyüğümüzden tertemiz bir İslam anlayışı Türk milletine sirayet etmiştir. Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt'inden gelen tertemiz doğruluk esasları, Türk kültürünün ışığında geleneklerimize aktarılmıştır.
İslamiyet, insanlığa verilmiş en büyük ilahi armağandır. Yüce Allah'ın katındaki tek dindir. Bütün güzelliklerin ana kaynağıdır. Türkler, İslam dini ile şereflenerek faziletlerine fazilet katmıştır. Ulusal Kurtuluşçular bu gerçeği asla reddetmez. İçine doğduğu toplumun bütün değerlerini sahiplenir. Geleneklerden kaynaklanan yanlışları düzeltmek için ise mücadele eder.
Yüce dinimiz insanlığın kurtuluş ümididir. Peygamber Efendimiz'e gönderilen kutlu mesajın varacağı nihai yer, ebedi kurtuluştur. İslamiyet'e sahip çıkmak tüm Türklerin ortak sorumluluğudur. Kültürel eserlerden daha üstün bir mirasımız olamaz.
Selimiye Cami, Süleymaniye Cami, Fatih Cami ve nice değerimiz inanan - inanmayan tüm insanları etkiler. Türklerin ortak kültürel değerleridir ve daha önemlisi insanlık mirasıdır. Değerlerimize sahip çıkmak Ulusal Kurtuluşçuların ana görevidir. Türk dilini, mimarisini, değerlerini yükseltmeyen bir anlayış ulusa hizmet edemez. Ulusal Kurtuluşçular tüm mukaddesatlarını Haçlı zihniyetine karşı müdafaa eden öncü kuvvet olmak zorundadır.
Milliyetçilik, Ulusal Sorumluluktur
Anadolu asırlar boyudur Türk toprağıdır. Çeşitli kavimleri bir arada tutan temel etnik unsur Türklerdir. Farklı kavimlerle kardeşlik hukukuna dayanarak yaşadığımız bu topraklar Alparslan'ın kılıç hakkıdır.
Anayasal vatandaşlık bağıyla devletimize bağlı olan tüm kavimler, Türk milleti olarak kabul edilir. Tüm insanlarımız etnik ve mezhepsel aidiyetlerine bakılmaksızın kanun önünde eşittir. Fırsat eşitliği hiçbir ayrımcılık tanımaz.
Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının vatandaşlık tanımı bu açıdan en insancıl tanımdır. Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran tüm kavimlere Türk milleti denir. Dolayısıyla milliyetçilik şuuru bizi bir kılan ilkeleri, birlikte yaşatma mücadelesidir. Türk vatanını savunmak kapsamlı bir milliyetçilik anlayışıdır.
Milliyetçilik güçlü bir ekonominin hayalini kurmaktır. Milliyetçilik büyük bir kültürel mirası sahiplenmektir. Milliyetçilik doğamızı korumaktır. Milliyetçilik insan haklarına saygıdır. Milliyetçilik, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten alınan ulus olma faziletidir. Milliyetçilik, milli ve dini değerleri her koşulda yaşatma mücadelesidir.
Türk milliyetçiliği sloganlara hapsedilebilecek bir olgu olamaz. Hayatın her alanında milliyetçi düşüncenin ışığında, tüm vatandaşlarımızı yüceltecek işlere imza atmak zorundayız. İyi yazarlar, iyi mühendisler, iyi tüccarlar olmalıyız. Ahlakımız, medeniyet ufkumuz ve bilgi toplumumuz bütün insanlığı kuşatmalıdır.
Aksi takdirde mazlum milletlere umut olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ve Mustafa Kemal Atatürk'ün şanlı mücadelesini, Ulusal Kurtuluşçu düşünce içinde yaşatamayız. Ulusal Kurtuluşçuluk, emperyalizmin saldırdığı tüm uluslara sahip çıkma iradesidir. 1919'da yakılan ateşi mazlum milletlere umut olarak sunmaktır.
Ulusal Kurtuluşçular büyük bir faziletin, kutlu bir yolun taşıyıcılarıdır.
Milliyetçi, cumhuriyetçi, maneviyatçı yanları insanlık umududur.





Yorumlar