Demir Özlü'nün Haklı İhtimali
- Halil Yiğit Gök
- 25 May
- 1 dakikada okunur
Türk edebiyatının önemli romancılarından Demir Özlü "edebiyatın topluma yararı sorunu yeniden düşünülebilir" demesi 70'li yıllara damgasını vuran tartışmayı başlattı.
Özlü'nün çıkışı birçok yazar tarafından değerlendirildi. Salah Birsel, Hulki Aktunç'a yazdığı mektupta Demir Özlü'nün düşünülmesini talep ettiği gerçeğe değindi.
Bana göre Demir Özlü'nün talebi yerindedir. Okuma oranlarının günden güne azaldığı, kültürel birikimin yok sayıldığı, edebiyat okuru olmanın değersizleştirdiği bir ortamda nitelikli kurmaca eserleri üretmek topluma ne kadar yarar sağlayabilir?
Kaldı ki Demir Özlü, bu durumun tartışılmasını 70'li yıllarda söylüyor. Günümüzde gerileme her an hissedilirken, çağdaş yazarların bu gerçeğe gözünü kapatmaması gerekli.
Bu şu demekte değil. Yazmayı bırakalım.
Edebiyat toplumumuzdan silinip gitsin....
Bu mümkün değil. Edebi türler hayatın ta kendisidir. İnsan olabilmenin, insani erdemleri taşıyabilmenin en kıymetli aracıdır. Büyük yazarlar olumlu yönleri ve zaaflarıyla en ince ayrıntılarına kadar tanınabilen insanlardır.
Bir edebi türü okumak, hayata tanıklık etmektir. Edebiyatın topluma en büyük yararı, hayatı ve niteliği öğretmesidir.
Demir Özlü'nün işaret ettiği gerçeği bu açıdan yaklaşmak gerekir. Roman karakterleri gibi giyinerek, kurmacayı sevdirmeye çalışmak hatalıdır.
Roman okuduğunuzda neyi elde edeceğimizi anlatmak mühimdir.
Güzel konuşacağımızı, empati yeteneğimizin gelişeceğini, ana dilimizi yetkin kullanacağımızı söyler, anlatır ve yazarsak başarıya ulaşabiliriz.
Edebiyatın topluma yararı sorununu da ancak bu şekilde aşarız.
Film yıldızları gibi davranarak, yazarlardan ikonik karakterler kurgulamak yerine herkes gibi olduklarını vurgularsak edebiyatın yararını ortaya çıkarırız.
Demir Özlü'nün günümüzde devam eden tartışmasını iyice bir anlamlandırmak, geleceğe fikri bir yatırım yapmak demektir.





Yorumlar